Forum 
   
Türler / Alageyik Türkiye'nin Anonim Memelileri
Türler / / Alageyik
 18.09.2009 14:50
Alageyiklerin ürkek olduğunu sanıyordum. Fakat Antalya-Kekova da 2005 de Bülent PEHLİVAN tarafından çekilmiş bu fotoğrafta hiç de öyle gözükmüyor.



www.fotoiz.com/?bmFtZT1mb3RvbGFyJmZpbGU9aW5kZXgmYWx0YmFzbGlrPWdvc3RlciZmb3RvSUQ9MTQ2NDM3
mammalsturkey Okunma sayısı.:5570
 23.10.2009 01:40
teşekkürler Onur. hazır elin değmişken haritada Adanayı ekleyip Hatayı çıkarır mısın? Hataydakiler insan eliyle taşıma.
rousettus
 04.09.2010 19:52
kekova yakinlarindaki asirli adasinda gecmsite birakilan sayilari söyle veya böyle artan alageyikler ev melezlesmis yaban kecileri


Ve oraya hala avlanmaya gelen affiniza siginiyorum eli kanli soysuzlardan korumaya calisan ve adada yasan bizim robbinson currusion un türk versiyonuyla yapilan bir röpartaj ve görüntüler.

www.haberler.com/video-haber/video.asp?id=2207424

MP nin düzlercaminindaki 45 senede yapamayip eline yüzüne bulastirdigi koruma calismalarini daha iyi anlayip analiz etmek icin aslinda güzel bir örnek.

insan yasamayan böyle adalar dolu memlekette.Buralarinin özellikle alageyik populasyonlarinin tekrardan toparlanabilcegi siginma yerleri ve uygun korunma merkezleri olarak düzenlenmesi sanirim oldukca iyi fikir.

birbaska ada da izmir yakinlarinda icinde yine melez kecilerin eseklerin yasadigi karada buraya da aslinda alageyiklerin nakledilmesi uygun olur.

iranda mezopotmya alageyiklerini önce tüm tehlikelerden uzak urmiye gölünün icindeki adada koruyup sayilarini artirdikdan sonra. ülkenin diger bölgelerine nakletmislerdi. bu sayede sayilari ciddi miktarda patlama yapmisti
leopar7
 06.12.2010 19:44
Alageyikler dikkatsizlerin kurbanı oldu.

İl Çevre ve Orman Müdürlüğü´nce sayılarının artması için 5 yıl önce Başkonuş Yaylası´nda doğaya bırakılan alageyiklerden 2´si dikkatsiz sürücülerin kurbanı oldu.

İl Çevre ve Orman Müdürlüğü´nce sayılarının artması için 5 yıl önce Başkonuş Yaylası´nda doğaya bırakılan alageyiklerden 2´si, yolda aracın çarpması sonucu öldü.

Geçtiğimiz günlerde meydana gelen olay, Kahramanmaraş-Andırın karayolunun 55. kilometresinde meydana geldi. Yoldan geçen bir vatandaşın ihbarı üzerine olay yerine gelen jandarma ekipleri, bir geyiğin ölüsüyle karşılaştı.

İl Çevre ve Orman Müdürlüğü´ne bağlı ekiplere haber verilmesinin ardından, alageyiğe bir aracın çarptığı tespit edildi.
Bu olaydan 2 gün sonra, yine aynı yerde bir başka geyik ölüsüyle karşılaşıldı. Yapılan incelemede, geyiğin yine trafik kurbanı olduğu belirlendi.

İl Çevre ve Orman Müdürü Hüseyin Çanak, olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirerek, ´İki olayın arka arkaya gelmesi bizleri üzdü. Yıllar önce doğaya bıraktığımız 34 alageyiğin neslinin çoğalması için elimizden geleni yapıyoruz.

Şu anda Başkonuş Yaylası´nda 100´e yakın alageyik olduğunu tahmin ediyoruz. Normal şartlarda alageyikler ana yola inmiyordu, ancak su ihtiyacını gidermek için aşağıya inmiş olabileceklerini tahmin ediyoruz. Ölen alageyiklerden dişisi 10, erkeği ise 6 yaşındaydı´ dedi.

10 Eylül 2007

www.haber7.com/haber/20070910/Alageyikler-dikkatsizlerin-kurbani-oldu.php
mammalsturkey
 06.12.2010 20:12
Alıntı ; Alageyikler dikkatsizlerin kurbanı oldu.

İl Çevre ve Orman Müdürlüğü´nce sayılarının artması için 5 yıl önce Başkonuş Yaylası´nda doğaya bırakılan alageyiklerden 2´si dikkatsiz sürücülerin kurbanı oldu.

İl Çevre ve Orman Müdürlüğü´nce sayılarının artması için 5 yıl önce Başkonuş Yaylası´nda doğaya bırakılan alageyiklerden 2´si, yolda aracın çarpması sonucu öldü.

Geçtiğimiz günlerde meydana gelen olay, Kahramanmaraş-Andırın karayolunun 55. kilometresinde meydana geldi. Yoldan geçen bir vatandaşın ihbarı üzerine olay yerine gelen jandarma ekipleri, bir geyiğin ölüsüyle karşılaştı.

İl Çevre ve Orman Müdürlüğü´ne bağlı ekiplere haber verilmesinin ardından, alageyiğe bir aracın çarptığı tespit edildi.
Bu olaydan 2 gün sonra, yine aynı yerde bir başka geyik ölüsüyle karşılaşıldı. Yapılan incelemede, geyiğin yine trafik kurbanı olduğu belirlendi.

İl Çevre ve Orman Müdürü Hüseyin Çanak, olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirerek, ´İki olayın arka arkaya gelmesi bizleri üzdü. Yıllar önce doğaya bıraktığımız 34 alageyiğin neslinin çoğalması için elimizden geleni yapıyoruz.

Şu anda Başkonuş Yaylası´nda 100´e yakın alageyik olduğunu tahmin ediyoruz. Normal şartlarda alageyikler ana yola inmiyordu, ancak su ihtiyacını gidermek için aşağıya inmiş olabileceklerini tahmin ediyoruz. Ölen alageyiklerden dişisi 10, erkeği ise 6 yaşındaydı´ dedi.

10 Eylül 2007

www.haber7.com/haber/20070910/Alageyikler-dikkatsizlerin-kurbani-oldu.php
svgili yasin K.marasa yerlestilenler alageyik degil kizil geyik. bizim medya atmis tutmus yine..

alegeyik senindede bildigin gibi sadece düzlercaminda var.
bun un disinda kas karsisindaki adad, birde bir kac ciftlik sahibinin arazisinde.

ama sonradan götürüldügü avrupada milyonlarca ha keza yeni zellanda yüzbinlerece,

yani basimizdaki bulgaristanda bile binlerce, bizim trakyadakini 1950-60 larda tüketmisler ne yazik ki. diger eski yasadigi adana- catalan Manavgat 1980 lere kadar, g.antep islahiye
saymiyorum daha...

40 senedir sayisi 150-200 arasinda kaldi. Köyün muhtarina verseydik dah a iyi is cikardi. yazik ki ne yazik!
leopar7
 16.01.2011 21:09
“ADANA DOLAYLARINDA YAĞMURCA”

Rahmetli Nihat turanin adanadki son kalan algeyik ile ilgi yazdigi bir makle. Ne yazik ki adana- catalan ormanlarindkai alageyikler icin gösterdigi caba basarili olamamis. Ki orada da 9.000 hektarlik korum alani olusturulmustu. ama Konya-bozdagdaki son yaban koyunlarinin ve düzlercamindaki alageyiklerin korunma altina alinmasindak emegi ve cabasi tartisilmaz. Demeki ki saglam bilincli dava adami bir kisi 40 sene önce memlektte is cikarabiliyormus. bir ikinci Nihat turan olsaydi belki daha ne güzel isler cikartilabilirdi

------

Çukurova kuzeye doğru hafifçe dalgalanarak yükselir ve Torosların sarp kalkerli yamaçlarına yaslanır.Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin ve bu nehirlere karışan yüzlerce sulu susuz derenin büyük küçük vadilerle böldüğü bu tatlı engebeli arazi kızılçam ormanları ve makiyle kaplıdır.Bugün bu ormanlar yer yer ortadan kalkmışsa da, arta kalan orman kümeleri buraların zamanında som orman olduğunu anlatır bize.Yine de Karaisalı nın sağından solunda Çatalan’da, Pos’ta, Kozan ve Kadirli’de Seyhan’la Ceyhan arasında geniş ormanlar hala yerli yerinde durmaktadır.İşte bu ormanlar, bir zamanlar YAĞMURCA’nın öz yurdu, vatanı idi.Boğalar, inekler, danalarsürü sürü gezerdi.Sarıçam, Çatalan, Pos ormanlarında, Seyhan nehrinde sulanır, tenha açıklıklarda güneşlenir, ay ışığında burçak tarlalarında yayılırdı.15 yıl öncesine kadar bile 15 ini 20 sini bir arada görmek mümkündü.Kızıl kahverengi üzerine beyaz benekli postu, muhteşem boynuzları sekerek tüyüşü ile bu ormanların bir süsü bir ziyneti idiler.Ne yazık ki, Toroslardaki kaplanların bile yüzyıllar boyu tüketemediği bu güzelim yaratık, zalim avcıların elinden kurtulamadı.Yaz denmedi, kış denmedi, yıl 365 gün avcı, izinde eksik olmadı, sıkıştırdığı yerde vurdu öldürdü.Sayıları azalınca, izleri seyrekleşince, 5-10 yıl önce bu muhite gelen Balkan malı taşan kopoylarını saldı izine, kovalattı, vurmadıysa da köpeklerine yakalattı, paralattı ve Yağmurca’yı yok etti.Bugün Çatalan, Pos, Sarıçam ve Sırkıntı ormanlarında, takriben bir milyon dekarlık orman sahasında arta kalan Yağmurca sadece 10-12 tanedir.Bunlarda artık hayalet gibi olmuşlar, avcı belasından köpek korkusundan ormanların en ıssız kuytu köşelerinde sürgün hayatı yaşamaktalar.En ufak bir tedirginlik üzerine dağlar dereler aşmaktadırlar.Nesillerini hiç olmazsa birkaç yıl daha idame için son gayretlerini sarfetmektedirler.

Yağmurca’nın varlığından bir çok ova avcısı habersizdir.Bir kısmı duymuştur böyle bir mahluk yaşadığını dağlarda.Pek az meraklısı da evvelce avına gitmiştir.Ova avcıları Turacın köküne kibrit suyu ekmekle meşgul olmuşlardır.Yağmurca’yı tüketenler köylü avcılar ve Yörükler olmuştur.Tabiatıyla bundan birkaç yıl öncesine kadar öçok bol olan Çakal’da zarar vermiştir.Fakat Yağmurca avlanarak tüketilmiştir.50 tane 100 tane Yağmurca avlamış avcılar hala sağdır ve yaşları henüz 50 yi geçmiştir.Geçen ay dolaştığım Çatalan ormanlarında Yağmurca’nın hikayesini bu avcılardan dinledim
leopar7
 16.01.2011 21:09
Alıntı ; “ADANA DOLAYLARINDA YAĞMURCA”

Rahmetli Nihat turanin adanadki son kalan algeyik ile ilgi yazdigi bir makle. Ne yazik ki adana- catalan ormanlarindkai alageyikler icin gösterdigi caba basarili olamamis. Ki orada da 9.000 hektarlik korum alani olusturulmustu. ama Konya-bozdagdaki son yaban koyunlarinin ve düzlercamindaki alageyiklerin korunma altina alinmasindak emegi ve cabasi tartisilmaz. Demeki ki saglam bilincli dava adami bir kisi 40 sene önce memlektte is cikarabiliyormus. bir ikinci Nihat turan olsaydi belki daha ne güzel isler cikartilabilirdi

------

Çukurova kuzeye doğru hafifçe dalgalanarak yükselir ve Torosların sarp kalkerli yamaçlarına yaslanır.Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin ve bu nehirlere karışan yüzlerce sulu susuz derenin büyük küçük vadilerle böldüğü bu tatlı engebeli arazi kızılçam ormanları ve makiyle kaplıdır.Bugün bu ormanlar yer yer ortadan kalkmışsa da, arta kalan orman kümeleri buraların zamanında som orman olduğunu anlatır bize.Yine de Karaisalı nın sağından solunda Çatalan’da, Pos’ta, Kozan ve Kadirli’de Seyhan’la Ceyhan arasında geniş ormanlar hala yerli yerinde durmaktadır.İşte bu ormanlar, bir zamanlar YAĞMURCA’nın öz yurdu, vatanı idi.Boğalar, inekler, danalarsürü sürü gezerdi.Sarıçam, Çatalan, Pos ormanlarında, Seyhan nehrinde sulanır, tenha açıklıklarda güneşlenir, ay ışığında burçak tarlalarında yayılırdı.15 yıl öncesine kadar bile 15 ini 20 sini bir arada görmek mümkündü.Kızıl kahverengi üzerine beyaz benekli postu, muhteşem boynuzları sekerek tüyüşü ile bu ormanların bir süsü bir ziyneti idiler.Ne yazık ki, Toroslardaki kaplanların bile yüzyıllar boyu tüketemediği bu güzelim yaratık, zalim avcıların elinden kurtulamadı.Yaz denmedi, kış denmedi, yıl 365 gün avcı, izinde eksik olmadı, sıkıştırdığı yerde vurdu öldürdü.Sayıları azalınca, izleri seyrekleşince, 5-10 yıl önce bu muhite gelen Balkan malı taşan kopoylarını saldı izine, kovalattı, vurmadıysa da köpeklerine yakalattı, paralattı ve Yağmurca’yı yok etti.Bugün Çatalan, Pos, Sarıçam ve Sırkıntı ormanlarında, takriben bir milyon dekarlık orman sahasında arta kalan Yağmurca sadece 10-12 tanedir.Bunlarda artık hayalet gibi olmuşlar, avcı belasından köpek korkusundan ormanların en ıssız kuytu köşelerinde sürgün hayatı yaşamaktalar.En ufak bir tedirginlik üzerine dağlar dereler aşmaktadırlar.Nesillerini hiç olmazsa birkaç yıl daha idame için son gayretlerini sarfetmektedirler.

Yağmurca’nın varlığından bir çok ova avcısı habersizdir.Bir kısmı duymuştur böyle bir mahluk yaşadığını dağlarda.Pek az meraklısı da evvelce avına gitmiştir.Ova avcıları Turacın köküne kibrit suyu ekmekle meşgul olmuşlardır.Yağmurca’yı tüketenler köylü avcılar ve Yörükler olmuştur.Tabiatıyla bundan birkaç yıl öncesine kadar öçok bol olan Çakal’da zarar vermiştir.Fakat Yağmurca avlanarak tüketilmiştir.50 tane 100 tane Yağmurca avlamış avcılar hala sağdır ve yaşları henüz 50 yi geçmiştir.Geçen ay dolaştığım Çatalan ormanlarında Yağmurca’nın hikayesini bu avcılardan dinledim
devami ;
Yok olmanın eşiğine varan Yağmurca neslini kurtarmak, yok olmasını önlemek ve yeniden çoğalmasını sağlamak için Orman Bakanlığınca Çatalan ve Pos ormanlarında 9000 Ha. genişliğinde bir sahayı “Alageyik (Yağmurca) koruma sahası” olarak ayırma ve bu sahada her türlü avlanmayı, köpek salmayı ve köpekle dolaşmayı yasaklama kararı alındı.Bu saha mevcut muhafaza memurları yanında görevlendirilecek av bekçileri ile de korunacak.Çakal gibi zararlılarla mücadele edilecek ve arta kalan son Yağmurcaların bu korunan sahayı vatan edinerek burada yeniden çoğalmaları için gayret ve para sarfedilecektir.

Antalya’nın Düzlerçamı’nda mevcut Yağmurcaların arta kalan son 7 tanesi de 1966 yılında böyle bir koruma altına alınmış ve 3 yılda adetleri 22 ye ulaşmıştır. Çatalan’da Yağmurcanın yok olmaktan kurtulacağı ümidimiz çok büyüktür. Yeterki başta Orman Başmüdürlüğü Adana, Kozan ve Pos İşletme Müdürleri ve koruma sahasıyla ilgili Bölge Şefleri bu konuyla ilgilensinler ve ayrılan sahada gerekli korumayı temin etsinler.Koruma sahasında sükunet temin edildikten sonra Yağmurcalara bu günkü sürgün yaşayıştan kurtulacak, bu sahaya yerleşerek çoğalacaklardır.Antalya- Düzlerçamı misali ümidimizi kuvvetlendirmektedir. Ancak Adana Karaisalı, Kozan Avcılık Kulüplerinin de bu konuyu benimsemeleri ve korumada yardımcı olmaları lazımdır.Esasen hiçbir avcının gönlü kendi mıntıkasında böyle güzelim bir av hayvanının yok olmasına razı olmaz.Yağmurcanın yok olmaktan kurtulmasında herkesten çok Adana’lı avcılarımızın gayret sarfedeceklerini ümit ediyor ve inanıyoruz.
leopar7
 16.01.2011 23:50
Alıntı ; devami ;
Yok olmanın eşiğine varan Yağmurca neslini kurtarmak, yok olmasını önlemek ve yeniden çoğalmasını sağlamak için Orman Bakanlığınca Çatalan ve Pos ormanlarında 9000 Ha. genişliğinde bir sahayı “Alageyik (Yağmurca) koruma sahası” olarak ayırma ve bu sahada her türlü avlanmayı, köpek salmayı ve köpekle dolaşmayı yasaklama kararı alındı.Bu saha mevcut muhafaza memurları yanında görevlendirilecek av bekçileri ile de korunacak.Çakal gibi zararlılarla mücadele edilecek ve arta kalan son Yağmurcaların bu korunan sahayı vatan edinerek burada yeniden çoğalmaları için gayret ve para sarfedilecektir.

Antalya’nın Düzlerçamı’nda mevcut Yağmurcaların arta kalan son 7 tanesi de 1966 yılında böyle bir koruma altına alınmış ve 3 yılda adetleri 22 ye ulaşmıştır. Çatalan’da Yağmurcanın yok olmaktan kurtulacağı ümidimiz çok büyüktür. Yeterki başta Orman Başmüdürlüğü Adana, Kozan ve Pos İşletme Müdürleri ve koruma sahasıyla ilgili Bölge Şefleri bu konuyla ilgilensinler ve ayrılan sahada gerekli korumayı temin etsinler.Koruma sahasında sükunet temin edildikten sonra Yağmurcalara bu günkü sürgün yaşayıştan kurtulacak, bu sahaya yerleşerek çoğalacaklardır.Antalya- Düzlerçamı misali ümidimizi kuvvetlendirmektedir. Ancak Adana Karaisalı, Kozan Avcılık Kulüplerinin de bu konuyu benimsemeleri ve korumada yardımcı olmaları lazımdır.Esasen hiçbir avcının gönlü kendi mıntıkasında böyle güzelim bir av hayvanının yok olmasına razı olmaz.Yağmurcanın yok olmaktan kurtulmasında herkesten çok Adana’lı avcılarımızın gayret sarfedeceklerini ümit ediyor ve inanıyoruz.
Üstad iyi hoş da Yörükleri sevmeyen bir avcıdan dinlemişsin :( hükmüde hemen vermişsin bu kadar kolay olmamalı...
moşe
 17.01.2011 13:00
Alıntı ; Üstad iyi hoş da Yörükleri sevmeyen bir avcıdan dinlemişsin :( hükmüde hemen vermişsin bu kadar kolay olmamalı...
güzel kardesim. orada ister yörükleri seven birinden, ister sevmeyen birinden dinle. Problem alageyiklerin yok olmasi degil mi? Problem zaten yörüklei sevip sevmemek degil ki!


ha keza diyelim ki yörükleri seven birinden dinlemis olsak ve sorsak bu kadar alageyigi kim tüketti diye.
Ne diyecekler bize.

uzaylilar mi tüketti yok, ecnebiler mi oda yok, sadece disradan gelen avcilar belki bir nebze dogru diyelim. Kalanini kim tüketti o kadar sürülerle olan alageyikleri zaman.

daha yörede 1960 lara kadar yasayan ceylanlari saymiyorum

asil tüketen yöre insani degilde kim! ister yörük, ister türkmen, ister avsar olsun e ozaman kim? o yörede yasayan insanlar degil mi

yanlis anlama, burada ne kimsenin sahsina ve yazdiklarina nede düsüncelerine karsi birseyler yaziliyor. Bir degerin nasil gözler önünde duyarsizilik ve sahipsizlik sonucu kaybolmasina dair verilen bir tepki var.

Bu problem gecmiste ki kadar olmas bile hala yasaniyor bu ülkede. Herkes önce kendini ve cevresini sorgulamaya baslamadan bu kadar sorunlari nasil cözülecegiz o zaman!
leopar7
 17.01.2011 13:02
Alıntı ; güzel kardesim. orada ister yörükleri seven birinden, ister sevmeyen birinden dinle. Problem alageyiklerin yok olmasi degil mi? Problem zaten yörüklei sevip sevmemek degil ki!


ha keza diyelim ki yörükleri seven birinden dinlemis olsak ve sorsak bu kadar alageyigi kim tüketti diye.
Ne diyecekler bize.

uzaylilar mi tüketti yok, ecnebiler mi oda yok, sadece disradan gelen avcilar belki bir nebze dogru diyelim. Kalanini kim tüketti o kadar sürülerle olan alageyikleri zaman.

daha yörede 1960 lara kadar yasayan ceylanlari saymiyorum

asil tüketen yöre insani degilde kim! ister yörük, ister türkmen, ister avsar olsun e ozaman kim? o yörede yasayan insanlar degil mi

yanlis anlama, burada ne kimsenin sahsina ve yazdiklarina nede düsüncelerine karsi birseyler yaziliyor. Bir degerin nasil gözler önünde duyarsizilik ve sahipsizlik sonucu kaybolmasina dair verilen bir tepki var.

Bu problem gecmiste ki kadar olmas bile hala yasaniyor bu ülkede. Herkes önce kendini ve cevresini sorgulamaya baslamadan bu kadar sorunlari nasil cözülecegiz o zaman!
Kücük bir hatirlatma. Bu yazilanlar. 1969 a ait. Bugünün yazisi degil.
leopar7
 17.01.2011 21:34
Alıntı ; güzel kardesim. orada ister yörükleri seven birinden, ister sevmeyen birinden dinle. Problem alageyiklerin yok olmasi degil mi? Problem zaten yörüklei sevip sevmemek degil ki!


ha keza diyelim ki yörükleri seven birinden dinlemis olsak ve sorsak bu kadar alageyigi kim tüketti diye.
Ne diyecekler bize.

uzaylilar mi tüketti yok, ecnebiler mi oda yok, sadece disradan gelen avcilar belki bir nebze dogru diyelim. Kalanini kim tüketti o kadar sürülerle olan alageyikleri zaman.

daha yörede 1960 lara kadar yasayan ceylanlari saymiyorum

asil tüketen yöre insani degilde kim! ister yörük, ister türkmen, ister avsar olsun e ozaman kim? o yörede yasayan insanlar degil mi

yanlis anlama, burada ne kimsenin sahsina ve yazdiklarina nede düsüncelerine karsi birseyler yaziliyor. Bir degerin nasil gözler önünde duyarsizilik ve sahipsizlik sonucu kaybolmasina dair verilen bir tepki var.

Bu problem gecmiste ki kadar olmas bile hala yasaniyor bu ülkede. Herkes önce kendini ve cevresini sorgulamaya baslamadan bu kadar sorunlari nasil cözülecegiz o zaman!
Yazdığınızı gayet iyi anlıyorum .Belli ki bu işe gönül vermiş birisiniz saygı duyuyorum ve ayrışma tartışmadan ziyade diğer faktörleri tercih ederim doğa adına.

Çünkü ihtiyacamız var .Bu gün yörük bir arkadaşıma dedim ki Ne zaman siz Aydın dan geldiniz doğamız böyle oldu tarla açtınız gençler silahlıydı zaten vurup vurup yediniz bitirdiniz dedim oda bana dedi aynısı.

Anlıyacağınız herkes suçu birbirine atıyor bunlar ayrı mevzu ben şahsınıza almayın ülkemin doğa katline şahit bir insanım sağ olsun saygı duyguğum göçebe kültür atalarım buna da boyun eğmiş ister istemez.

Ama ben her türlü usülsüzlüğe , doğa saldırısına rağmen umutsuzluk içerisinde olunmasına çok ama çok karşıyım neden bize güvenilmiyor .
Biz bir oldayız ve bunlar geçiş süreci bence tamam av var halen ben şahidim içindeyim takır takır vaşak vuruluyor daha geçen sene nerede kaç tane vuruldu biliyorum ...

Ama bunlar bitecek ve ülke doğası kendini yenileyecek olmasa da bu yolda düzeltmeye gireceğiz çalışacağız .sadece biraz güven ve umut her şeye bedel korkmayın doğa kendini cok iyi savunacak silahların devri bitecek millet geyiğe tüfek atmaya korkacak ve çok düşünecek.

Şimdi avcıların çoğu ben biliyorum atamaz atmam der eli mahkum isterse sıksın sıkdım desin tepki dağ gibi.
Bu ülkede 2.5 milyon avcı var avcı babasını görse dağda vurur felsefesi eskide kaldı onlarda nizama uyacak milli parklarda görevini yapacak sen de ben de kolları sıvayıp bu hayvanı aşılayıp üretecez koruyacağız.
Yanlış bir şey varsa düzeltirseniz sevinirim.
İyi akşamlar
moşe
 18.01.2011 14:54
Alıntı ; Yazdığınızı gayet iyi anlıyorum .Belli ki bu işe gönül vermiş birisiniz saygı duyuyorum ve ayrışma tartışmadan ziyade diğer faktörleri tercih ederim doğa adına.

Çünkü ihtiyacamız var .Bu gün yörük bir arkadaşıma dedim ki Ne zaman siz Aydın dan geldiniz doğamız böyle oldu tarla açtınız gençler silahlıydı zaten vurup vurup yediniz bitirdiniz dedim oda bana dedi aynısı.

Anlıyacağınız herkes suçu birbirine atıyor bunlar ayrı mevzu ben şahsınıza almayın ülkemin doğa katline şahit bir insanım sağ olsun saygı duyguğum göçebe kültür atalarım buna da boyun eğmiş ister istemez.

Ama ben her türlü usülsüzlüğe , doğa saldırısına rağmen umutsuzluk içerisinde olunmasına çok ama çok karşıyım neden bize güvenilmiyor .
Biz bir oldayız ve bunlar geçiş süreci bence tamam av var halen ben şahidim içindeyim takır takır vaşak vuruluyor daha geçen sene nerede kaç tane vuruldu biliyorum ...

Ama bunlar bitecek ve ülke doğası kendini yenileyecek olmasa da bu yolda düzeltmeye gireceğiz çalışacağız .sadece biraz güven ve umut her şeye bedel korkmayın doğa kendini cok iyi savunacak silahların devri bitecek millet geyiğe tüfek atmaya korkacak ve çok düşünecek.

Şimdi avcıların çoğu ben biliyorum atamaz atmam der eli mahkum isterse sıksın sıkdım desin tepki dağ gibi.
Bu ülkede 2.5 milyon avcı var avcı babasını görse dağda vurur felsefesi eskide kaldı onlarda nizama uyacak milli parklarda görevini yapacak sen de ben de kolları sıvayıp bu hayvanı aşılayıp üretecez koruyacağız.
Yanlış bir şey varsa düzeltirseniz sevinirim.
İyi akşamlar
o örnekler gecmise bakip günümüzle karsilastirmak, gecmisteki bilgileri tekrardan gün isigina cikarmak icin verildi. yani amac nelerimiz vardi, neleri kaybettik nerelerde hangi nadide canlilarimiza sahip cikamadik!

Bunlari ortaya koyamak icin, yani yapilan gecmisten günümüze dogru yapilan bir analiz.

Ülke halkinin cogu son 40- 50 yilda hangi nadide türlerin yok oldugunu bilmiyor. hatta grubumuzda bile oklu kirpinin, sirtlanin ülkede ilk defa yasadigini bilen duyanlar var. Leop. daha düne kadar yasadigi bilinmiyordu. yasadi diyenlerle millet dalga geciyordu!

yani bu baglamda öncelikle yok olan veya olmakta olan nadide türlerimizin gecmiste yasadigi alanlari ve bölgeleri ortaya koymamiz gerekiyor. Ki günün birinde bir babayigit tüm bu türleri eski yasadigi yerler muhtesem bir organizasyon ve calismayla yerlesterilebilsin. Yani gecmisteki bilgilerin kaybolup yok olamamasi hep aktuel kalmasi lazim!

Yoksa amac ne bir irki, nede bölgeyi kötülemek. Kaldi ki bu problem adana mersinle sinirli degilki . ülke bütününü ilgilendiren bir problem. trakyasindan hakkarisine.

Dogu akdenizin bir önceligi inanilmaz zengin bir y.hayati vardi. ki hala izleri var. Hatta G.dogu il esdeger o kadar yogun nüfusuna ragmen.

- Bakin 1970lere kadar mersin ve adanin kuzeyinde bolkar ve aladaglarda y. koyunlari vardi. yok oldu.

- Ceylan dananin ceyhan yüregir kartas arasindaki hatta dah kuzeydeki bölgelere kadar 1960 ra kadar yasiyordu. Yasar Kemalde anlatir romanlarinda.

- kizil geyik adanin kuzeyindeki nigde ile sinir derin orman ve yaylalarda 1980 ler ekadar vardi.Ha keza karaca. ki karacanin zaten ülkenin güneyinde büyük ölcüde yok olmasi akil alacak is degil .cünkü hersene cift yavrulayan ve özellikle tarim arazileri ile karisik ormanlik alanlara cok kolay uyum saglayabilen bir otcul. yani karacada o bölgde yok olumussa artik avciligi birakin artik katlimadan bahsedilmesi gerekiyor.

- alageyik 1980 lere kadar Pos catalan ormanlarinda vardi.
simdi var olan y. kecisi ve y. domuzunu sayarsak.

8- 10.000 km2 alanda. bütün otculari görme imkanimiz vardi .Yani kiyidan itibaren Ceylan, alageyik, kizilgeyik, y. kecisi, y. koyunu ve heryerde yasyan y. domuzu. böyle ikinci bir bölge ne yazik i anadoluda yokdu. Bunun degerini bilmedik. bu yok oluslar 400- 500 yil önce yasanmadi daha 30-40 yillik gecmisi var bu yok olusun!

Bu durumdan sonra artik umutzsuz olacak bir halimiz yok. Zaten bundan kötüsünün demek tamamen yok olus. Geriye bir y.domuzlari ile kargalar kalacak ülkede. Gelecek icin bir nebze belges. seyreden internet girmeyi bilen özellikle yeni kusak 70 ,80, 90 liler icin umutluyum Ayrica bir baska sevindirici haberde ülke insaninin agaca ve ormana olan son 10 sendeki ianilmaz postif degsimi.
Not: umarim vasak vuranlari gerekli merciler sikayet etmissinizdir. en azinda cok ciddi sekilde uyarmisinizdir. Vuranlar genelde hep ayni tipler canlarini yakacak agir ceza almadikca durdurmak cok zor. Her ilde y. haytini sahip cikan birkac arkadas cok seyleri degistirebilir
leopar7
 15.03.2011 19:41
Alıntı ; o örnekler gecmise bakip günümüzle karsilastirmak, gecmisteki bilgileri tekrardan gün isigina cikarmak icin verildi. yani amac nelerimiz vardi, neleri kaybettik nerelerde hangi nadide canlilarimiza sahip cikamadik!

Bunlari ortaya koyamak icin, yani yapilan gecmisten günümüze dogru yapilan bir analiz.

Ülke halkinin cogu son 40- 50 yilda hangi nadide türlerin yok oldugunu bilmiyor. hatta grubumuzda bile oklu kirpinin, sirtlanin ülkede ilk defa yasadigini bilen duyanlar var. Leop. daha düne kadar yasadigi bilinmiyordu. yasadi diyenlerle millet dalga geciyordu!

yani bu baglamda öncelikle yok olan veya olmakta olan nadide türlerimizin gecmiste yasadigi alanlari ve bölgeleri ortaya koymamiz gerekiyor. Ki günün birinde bir babayigit tüm bu türleri eski yasadigi yerler muhtesem bir organizasyon ve calismayla yerlesterilebilsin. Yani gecmisteki bilgilerin kaybolup yok olamamasi hep aktuel kalmasi lazim!

Yoksa amac ne bir irki, nede bölgeyi kötülemek. Kaldi ki bu problem adana mersinle sinirli degilki . ülke bütününü ilgilendiren bir problem. trakyasindan hakkarisine.

Dogu akdenizin bir önceligi inanilmaz zengin bir y.hayati vardi. ki hala izleri var. Hatta G.dogu il esdeger o kadar yogun nüfusuna ragmen.

- Bakin 1970lere kadar mersin ve adanin kuzeyinde bolkar ve aladaglarda y. koyunlari vardi. yok oldu.

- Ceylan dananin ceyhan yüregir kartas arasindaki hatta dah kuzeydeki bölgelere kadar 1960 ra kadar yasiyordu. Yasar Kemalde anlatir romanlarinda.

- kizil geyik adanin kuzeyindeki nigde ile sinir derin orman ve yaylalarda 1980 ler ekadar vardi.Ha keza karaca. ki karacanin zaten ülkenin güneyinde büyük ölcüde yok olmasi akil alacak is degil .cünkü hersene cift yavrulayan ve özellikle tarim arazileri ile karisik ormanlik alanlara cok kolay uyum saglayabilen bir otcul. yani karacada o bölgde yok olumussa artik avciligi birakin artik katlimadan bahsedilmesi gerekiyor.

- alageyik 1980 lere kadar Pos catalan ormanlarinda vardi.
simdi var olan y. kecisi ve y. domuzunu sayarsak.

8- 10.000 km2 alanda. bütün otculari görme imkanimiz vardi .Yani kiyidan itibaren Ceylan, alageyik, kizilgeyik, y. kecisi, y. koyunu ve heryerde yasyan y. domuzu. böyle ikinci bir bölge ne yazik i anadoluda yokdu. Bunun degerini bilmedik. bu yok oluslar 400- 500 yil önce yasanmadi daha 30-40 yillik gecmisi var bu yok olusun!

Bu durumdan sonra artik umutzsuz olacak bir halimiz yok. Zaten bundan kötüsünün demek tamamen yok olus. Geriye bir y.domuzlari ile kargalar kalacak ülkede. Gelecek icin bir nebze belges. seyreden internet girmeyi bilen özellikle yeni kusak 70 ,80, 90 liler icin umutluyum Ayrica bir baska sevindirici haberde ülke insaninin agaca ve ormana olan son 10 sendeki ianilmaz postif degsimi.
Not: umarim vasak vuranlari gerekli merciler sikayet etmissinizdir. en azinda cok ciddi sekilde uyarmisinizdir. Vuranlar genelde hep ayni tipler canlarini yakacak agir ceza almadikca durdurmak cok zor. Her ilde y. haytini sahip cikan birkac arkadas cok seyleri degistirebilir
1975 de antalya manavgatta koruma alatinda olmayan 15, adana catalan ormanlarinda ise 12 tane birey varmis.

o bireyler eger korunabilmis olsa idi müthis bri gen cesitliligi olurdu.


orjinal almancasi
"
im Frühjahr 1975 auf etwa
60—80 Exemplare beziffert wurde. Zwei weitere Standorte befinden sich im
Gebiet Manavgat—Gebiz ostl. Antalya (Bestand riicklaufig, ca. 15 Stück, ohne
Schutz) und im Raum Adana—Pos Catalan (etwa 12 Stück oder mehr,
mit Reservatstatus) (Heidemann 1975)."


ayni hata y.koyunlarinin korunmasinda da yapilmis. 1965 de bolkarlarda 1970 de de aladaglarda var olan populasyon sanrim iki yerde de 10-15 lik bi rgrup kalmisti. Gözler önünde heba olup gitmis
leopar7
 15.03.2011 21:13
(DANFORU AND ALSTON ON THE MAMMALS OF ASIA MINOR). Kayitlarin internet ortaminda buldum faydalanmak isteyenler bir göz atsin. Gercketen cok yararli bilgiler var

ia600402.us.archive.org/9/items/proceedingsofgen80zool/proceedingsofgen80zool.pdf />


yaban koyunlar ile ilgili muhtesem bilgiler var mesela; boynuz resimleri
erzurumdan ve bolkar aladaglardan( kilikya tarsus) diye geciyor

algeyikle ilgili verdigim bilgi ne yaziki burada degilmis :) H.kummelowenin alageyikle ilgili bir makalesinde belirttigi, firat dicle expedition ile ilgili olmali .
leopar7
 16.03.2011 12:46
Alıntı ; (DANFORU AND ALSTON ON THE MAMMALS OF ASIA MINOR). Kayitlarin internet ortaminda buldum faydalanmak isteyenler bir göz atsin. Gercketen cok yararli bilgiler var

ia600402.us.archive.org/9/items/proceedingsofgen80zool/proceedingsofgen80zool.pdf />


yaban koyunlar ile ilgili muhtesem bilgiler var mesela; boynuz resimleri
erzurumdan ve bolkar aladaglardan( kilikya tarsus) diye geciyor

algeyikle ilgili verdigim bilgi ne yaziki burada degilmis :) H.kummelowenin alageyikle ilgili bir makalesinde belirttigi, firat dicle expedition ile ilgili olmali .
50. sayfadan itibaren basliyor.ilginenlere duyrulur.
leopar7


1
Toplam 14 mesaj