Yükleniyor.
 
 orbayx
Üyenin tür ile ilgili yorumu
Çiftleşme mevsiminden arta kalanlar...


Tarih 26.01.2013 20:44
İzlenme Sayısı 636
Çekim alanı DENİZLİ
 Yapılan Değerlendirmeler 

leopar7 29.01.2013 13:15
Mustafa bey. Kücümsemek icin söylemiyorum. Ilkögretimden alalim 10 tane akilli cocugu;

Soralim, buraya nasil agac dikilmeli, hangi türlere öncelik verilmeli diye bir ödev verelim, inanin sirf mantiklariyla bu yapilanlardan cok daha dogru ve saglikli karar verirler.

Nedir burada asil olan problem. Vir kere bunun adinin konulmasi gerekli. bir insan yada insanlar toplugu neden böyle davranir?

Neden Allahin verdigi akil bu kadar kötü ve verimsiz kullanilir anlasilir gibi degil !

Bu sorun bir bakanlik veyahut bir dönem veyahut a veya b partisi ile ile sinirli degil. Nispeten son yillarda bazi positif gelismeler olsada hala toplumun tüm kesimlerinde var olan ve kusaktan kusaga aktarilan kroniklesmis hastaliklarin devami. Bir türlü de asilamiyor. Sebebide yeni nesillerin hep bir önceki nesillerden bu hastalikli virüsleri almis olmalari. Kah yasayip görerek, kah aileden, kah egitim siteminden veya medya araciligiyla.

Öncelikle Zihniyetin, fikriyatin degisimi elzem!

Bu problemler düsünen, yorumlayan, analize eden, ufku genis, motitvasyonlu, hedefleri yüksek olan vizyoner nesillerin yetismesiyle asilir. Burad da ilk görev aileye düsüyor.

Olay egitimle cözülür demekle de bitmiyor. Bunu yapanlarin icinde birkac diplomali insanlarda var yada kendileri yapmasalar bile engel olmuyorlar. Sorumluluk almiyorlar yada cevrelerini bilinclendirmek icin gayret göstermiyorlar. Bir bezginlik bir yorgunluk,bir inancsizlik almis basini gitmis. Kendileri oldugu gibi hayatin baharindaki enerji dolu yeni nesilleride etkileyip bu negatif düsünceleriyle kendilerine benzetiyorlar! ( Bu gruptaki arkadaslari ve diger özveriyle calisan bircok aktif sivil kuruluslari tenzih ederim, kimse üzerlerine alinmasin. Bircogunun bu zihniyeti kirmak icin gayret gösterdigine de eminim )

Avrupada yada batida böyle bir aydin örnegi yok sadece bize mahsus. hemen isi kargasa, patirdi gürültüye olayi siyasi, politik alana cekmeye calisip, her seferinde isleri arap sacina dönüstüren, Kavga, kargasa fiten fesat kültürüyle bu isler olmuyor. Var olan enerjide heba olup gidiyor.

Asl olan toplumun butununu kucakliyan, toplumun degerleriyle barisik, ic dinamiklerinin farkinda olup sadece asil sorunlara odaklanan sorumluk alip toplumu bilinclendiren, önderlere, lokmotif insanlara, sivil kuruluslara ülkenin acil ihtiyaci var

Bu olmadiktan sonra bilincli aydin olmak yada öyle tanimlanmak bir ise yaramiyor cevresini aydinlatip, dogru yola kanalize edip yeni nesilleri kendi bilgi birikimi ve vizyonuyla cagin gereksinmelerine göre yönlendirmedikten sonra.

orbayx 29.01.2013 12:49
Mehmet abi alandaki çamların çoğu doğal.Kapanları kurduğum bölge tam bir geçiş bölgesi.Güney yamaçlarında toprak olan kısımlar kızılçam ve aralarında azda olsa var olmaya çalışan makiler.Toprağın az olduğu kayalık kısımlar başta kermes meşesi olmak üzere değişik maki türleri ve ardıç ağaçları.Aynı yükseklikte olmasına rağmen kızılçamların karşı tarafında ki kuzey yamaçlar ise karaçam ve az imktarda ceviz ve kestane ağaçları mevcut.Yani bölge çok enterasan aynı rakımda küçük bir alanda farklı habitatlar mevcut.bir dahaki çıkışımda her iki habitatı gösteren bir fotoğraf çekip paylaşayım.

shadowmss 29.01.2013 12:28
Bu konuyu daha öncede tartışmıştık Kürşat Bey hatırlarsınız. Benim en azından Artvin için söyleyebileceğim burda ağaçlandırma hala eski mantıkla devam ediyor. Daha bir ay önce yolumun üstü olan bir alana teraslama ile birlikte karaçam olduğunu tahmin ettiğim fidanlar dikildi.
Alan nerdeyse 80 derece eğimli uçurum denebilecek kadar dik. Ayrıca alanın etrafı komple meşe ama dikilen fidanlar arada yama gibi duruyor.

Kendilerince aşırı kesimden dolayı zarar görmüş, kelleşmiş bu alana fidanlama yaptılar.

Etrafta geçmişte yapılan uygulamaların örneklerini görüyoruz arazi yapısına tutunamayan alanın yabancısı olan çam ağaçları arada sırıtmalarının yanı sıra büyüdükçe devriliyor, yana yatıyor.
Bunları köylü değil mühendisleri ile bu işleri koordine eden orman müdürlüğü dikti. Bu saçmalığı çevrede örnekleri de olduğu halde nasıl görmezler hayret ediyorum. Bu fidanların yeri çoruhun kıyısı değil erzurum-kars gibi sert iklim ve düz arazinin olduğu yerler veya bu bölgenin daha yüksek rakımları. Bu işler nasıl planlanıyor, nasıl karar alınıyor anlamıyorum. Yazık devletin parasına ve en önemlisi burdaki doğal hayata anlaşılan "dostlar alışverişte görsün" mantığından kurtulmak için daha çok zaman var.

leopar7 29.01.2013 11:37
Mustafa bey benim soracagim soruyu zatensormus :)

ama benimde merak ettigim baska bir soru var, bölgenin bitki örtüsünün kizilcam oldugu görülüyor ama sanki agaclandirma alani gibi eskiden meselik ve akdeniz bölgesei maklik türler baskin gibi. kizilcamlarin altinda oldukca yogun görülüyor.

Bu konuda bilgin varmi? sevgili Orbay


Istanbulda da eskiden meselik ve yaprakli olan ormanlari kizilcam ve sahil cami ile agaclandirmasindan sonra buna benzer karisik ormanlar ortaya cikmisti. Ki istanbulun ve kuzey marmarin cok az kisminda aslinda dogal kizilcam ormanlari yetisiyor , oda sadece lokal olarak

yaban hayati acisindan her zaman dogal, özellikle yaprakli ormanlar her zaman büyük önem tasiyor.

G.bati egede ise pek sorun cikmaz gibi Kizilcam zaten bölgenin dogal agaci ama önemli olan dere yataklari ve vadi diplerini özellikle meyva ve yaprakli agaclarla agaclandirilmasi hem yaban hayati hemde yangin durdurma zonu islevi görmesi bakimindan cok önem arzediyor. Orman bakanligida artik gecte olsa bunun farkinda, agaclandirmalarda bu konuyada cok dikkate aliyor



orbayx 29.01.2013 08:13
Büyük olasılıkla kızıl geyik.Orman içinde hiç keçi dışkısına rastlamadım.Keçi dışkılarına hep çalılık kayalık yamaçlarda rastlıyorum.

shadowmss 28.01.2013 23:02
Kızılgeyik mi yaban keçisi mi?

ursusarctos 28.01.2013 19:24
Guzel bir ornek