Haberler
Kitap - Sessiz Bahar Türkiye'nin Anonim Memelileri
Kitap - Sessiz Bahar 14.03.2017 10:23

Günümüz çevrecilik akımı Rachel Carson'un özellikle "Sessiz Bahar"la başlattığı büyük tartışmaya çok şey borçludur. O bu tartışmaların bütün yükünü göğüslemiş, çok sıkıntılı dönemler geçirmek zorunda kalmasına rağmen toplum bireylerini tartışmanın odağına çekebilmeyi başarmıştır.

"Sessiz Bahar" sistemli bir bilimsel çalışmanın ürünü olmasının yanı sıra, yüreği doğa sevgisiyle dolu, ona verilen zararların sonucunu açık seçik ve net olarak görmenin duygusal yükünü de çok güçlü bir şekilde yansıtan bir kitaptır.


Giriş bölümünden:

"Bir zamanlar Amerika’nın kalbinde bütün yaşamın çevresiyle ahenk içerisinde göründüğü bir kasaba varmış. Bu kasaba, ilkbaharda yeşil tarlaların üzerinde beyaz çiçek bulutlarının gezindiği, yamaçlarında meyve bahçeleri ve yeşil buğday tarlalarının oluşturduğu bir satranç tahtasının tam ortasındaymış. Sonbaharda, meşe, akçaağaç ve huş ağaçları çamların arkasından yanıp parıldayan bir renk cümbüşü yaratırmış. Tepelerde tilkiler ulur, geyikler sonbahar sabahlarının sislerinde yarı kaybolmuş halde, tarlalardan sessizce geçerlermiş.

Yılın büyük bölümünde, defne, kartopu ve kızılağaçlar; büyük eğrelti otları ve kır çiçekleri yolcuların gözlerini sevinç ışıkları ile doldururmuş. Kışın bile yol kenarları sayısız kuşun, meyve çekirdekleri ve karların arasından başını uzatmış kuru yabanıl otların tohumlarıyla beslenmek için geldikleri cennet gibi yerlermiş. Gerçekten de tüm yazı yaban; kuş çeşidi ve bolluğu ile tanınırmış; ilkbahar ve sonbaharda göçmen kuş sürüleri akmaya başladığında insanlar çok uzaklardan onları izlemeye gelirlermiş. Diğerleri tepelerden akan ve kuytularda alabalıkların yaşadığı gölcükler oluşturan tertemiz, buz gibi derelerde balık tutmaya gelirlermiş. Bütün bunlar bölgeye ilk yerleşenlerin evlerini dikip, kuyularını açmalarından ve ahırlarını yaptıkları günlerden yıllarca önceymiş.

Gel zaman git zaman bölgeyi bir acayip afetin karanlığı sarar ve her şey değişmeye başlar. Toplumun üzerine bir uğursuz büyü çöker: tavuk sürülerini esrarengiz hastalıklar kırıp geçirir, sığır ve koyunlar hastalanıp ölürler. Her yerde ölümün gölgesi vardır. Çiftçiler daha çok ailelerindeki hastalıklardan söz etmektedirler. Kasabada doktorlar her geçen gün hastalarında görülmeye başlayan yeni hastalıklar karşısında şaşırıp kalırlar. Ani ve açıklanamayan birçok ölüm olmuş; bunlar sadece yetişkinlerde değilmiş; çocuklar da oyun oynarken aniden hastalanarak, birkaç saat içerisinde ölmüşler.

Garip bir dinginlik vardır. Söz gelimi, kuşlar -nereye gitmiş olabilirler? Çok kişi onlardan şaşkınlık ve endişeyle söz etmektedir. Bahçelerdeki kuş yemlikleri terk edilmiştir. Sağda solda görülebilen birkaç kuş can çekişmektedir; şiddetli kasılmalarla sarsılmakta, uçamamaktadır. Sessiz bir bahardır, bu bahar. Bir zamanlar sabahları, saka kuşları, kedi kuşları, kumrular, ala kargalar, çalıkuşlarının şafak korosu ve diğer kuş seslerinin partisyonları ile canlanırken, şimdi hiç ses yoktur; sessizlik kaplamıştır tarlaları, ormanları ve bataklıkları…

Çiftliklerde tavuklar kuluçkaya yatmakta, fakat civciv çıkmamaktadır. Çiftçiler artı hiç domuz üretemediklerinden yakınmaktadır -yavrular çok küçük doğmakta ve sadece birkaç gün yaşamaktadır. Elma ağaçları çiçeklenmektedir, fakat artık çiçekler arasında arılar vızıldamamaktadır, tozlaşma olmadığından meyve de olmayacaktır.

Bir zamanlar çok çekici olan yol kenarları, sanki alevler kasıp kavurmuş gibi sararmış ve kurumuş bitkilerle kaplıdır. Bütün canlılar terk ettiğinden buralar da sessizdir. Şimdi dereler bile ölmüştür. Bütün balıklar ölmüş olduğundan artık kimse oltasını alıp gitmemektedir.

Saçak altlarındaki yağmur oluklarında ve çarı kaplamaları arasında birkaç beyaz tanecikli toz lekesi görülmektedir, bu birkaç hafta önce saçaklar, çimenler, tarla ve derelere adeta kar gibi yağmıştır.

Bu felaket kurbanı dünyada hayatın yeniden doğuşunu susturan ne kötü bir büyü ne de düşman saldırısıydı. İnsanlar bunu kendilerine yapmışlardı.”

ÜM

 

Okunma sayısı.: 275


Diğer Haberler
Türkiye’nin geyiği Belgrad Ormanı’ndan TramemHaber 28.05.2018 11:14
Yavru tilki ve baykuş koruma altında TramemHaber 28.05.2018 11:12
Yavru tilkilere özel ilgi TramemHaber 28.05.2018 11:11
Yavru karacaları TramemHaber 28.05.2018 11:07
Yaralı yavru tilki ve tavşan tedavi altına alındı TramemHaber 28.05.2018 11:04
Yaralı kurt tedavi altına alındı TramemHaber 23.05.2018 09:51
22 Mayıs Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Günü TramemHaber 22.05.2018 09:50
Kriminal inceleme kaçak 'kızıl geyik' avcılarını ele verdi TramemHaber 16.05.2018 01:35
Giresun’da bulunan 2 yaralı karaca doğaya geri salındı TramemHaber 16.05.2018 01:30
Kastamonu’da yaralı karaca tedavi altına alındı TramemHaber 16.05.2018 01:28
Elleriyle yaban domuzlarını tek tek yakalayıp kurtardı! TramemHaber 16.05.2018 01:22
Üç yavru ayıya mikro cip takıldı TramemHaber 16.05.2018 01:18
Gebe karaca, köpeklerden kaçarken tellere takılıp yaralandı TramemHaber 14.05.2018 17:56
Yaralı boz ayı yavrusu tedavi altına alındı TramemHaber 14.05.2018 17:51
Yavru tilkiyi her gün elleriyle besliyor TramemHaber 07.05.2018 15:35
Tuzağa yakalanan çakalı itfaiye kurtardı TramemHaber 07.05.2018 06:17
Ermenistan'da esir tutulan 30 ayı kurtarıldı TramemHaber 07.05.2018 06:10
Mazgala sıkışan kirpiyi itfaiye kurtardı TramemHaber 07.05.2018 06:05
Köpeklerin saldırdığı dağ keçisini köylüler kurtardı TramemHaber 07.05.2018 06:00
Köpekler parçalıyordu, çoban kurtardı TramemHaber 07.05.2018 05:53