Haberler
Bozayılar mı ormandan çıktı yoksa insanlar mı ormana girdi ? Türkiye'nin Anonim Memelileri
Bozayılar mı ormandan çıktı yoksa insanlar mı ormana girdi ? 29.11.2018 17:05

Kuzey Doğa Derneği tarafından facebook sayfalarında paylaşılan açıklamadır:

Geçtiğimiz günlerde basında çıkan " İnsan yiyen Ayılar" konulu çeşitli haberler ve konu ile ilgili kamuoyunda başlayan çeşitli tartışma ve bilgi kirliliğine istinaden söz konusu duruma daha aydınlatıcı bir bakış açısıyla bakabilmek için bu bilgilendirmeyi yapma gereği duyuyoruz.

Kuzey Doğa Derneği tarafından Türkiye'de 2012 yılında başlatılan ve Tarım ve Orman Bakanlığı, Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü işbirliği ve izniyle gerçekleştirilen "Doğu Anadolu'nun yaban hayatını araştırma ve koruma projesi" kapsamında 40 bozayı uydu vericileriyle takip edilerek izlendi ve bu bilimsel projenin verileri sayesinde Dünya'nın bilinen ilk göçmen bozayıları Sarıkamış Ormanları'nda tespit edildi. Bozayıların göçmek için kullandığı güzergah boyunca da Tarım ve Orman Bakanlığı Sarıkamış'tan Posof'a kadar 162 kilometre uzunluğunda ve 28.543 hektar büyüklüğünde bir alanı Türkiye'nin ilk yaban hayatı koridoru ilan etti

Bilindiği gibi bozayılar yasa dışı avcılık ve doğal yaşam alanlarının tahrip edilmesi nedeniyle ülkemizde gittikçe nesli tehlikede altında olan memeli türleri arasındadır. 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nca oluşturulan Merkez Av Komisyonu'nun belirlediği "Avlanacak av hayvanı türleri" arasında yer almayan bozayı "koruma altına alınan türler " arasında bulunmaktadır. Türkiye "Avrupa'nın yaban hayatı ve yaşama ortamlarını koruma sözleşmesi" ile bozayıların korunmasını taahhüt etmiştir. Bunun yanında bozayılar " Nesli tehlike altında olan yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslararası ticaretine ilişkin sözleşme (CITES) " kapsamındaki türlerin de arasındadır.

Yaptığımız çalışmalarda elde ettiğimiz en önemli bulgulardan birisi, ülkemizdeki bozayıların besinlerinin yüzde doksanın bitkilerden oluştuğudur. Hem etle hem de bitkilerle beslenen bozayılar diğer yaban hayvanları gibi genellikle insanlarla karşılaşmaktan kaçınan türlerden biridir.

Son yıllarda ayıların insan kaynaklarına ( çöplükler, kümesler, arı kovanlarına vb) yönelimlerindeki potansiyel artış, beraberinde risk taşıyan insan ayı-karşılaşmalarının da artmasına neden olmuştur. Doğal tepkisi insan ve insan yerleşimlerinden mümkün olduğunca uzak durmak olan ayıların davranışlarındaki bu değişim " insan yiyen ayı soyu geliyor" gibi hiçbir bilimsel temele dayanmayan, sansasyonel ve toplumda korku salmaya yönelik gerçek dışı bilgiler ile açıklanamaz. Tam tersine Bozayı davranışlarında gözlemlenen bu değişimin temel nedeni bu canlıların doğal yaşam alanları olan ormanların insan eli ile hızla tahrip edilip parçalanması, insan ve evcil hayvanların ormanları aşırı kullanması ve bu tahribat sonucunda ayıların doğal besin kaynaklarının hızla azalmasıdır.

Bunun yanında insanların bozayılarla daha fazla karşı karşıya gelmelerinin ya da geldiklerini düşünmelerinin en önemli sebeplerinden biri de, Sarıkamış ormanlarındaki 40 fotokopanamızın her yıl gösterdiği gibi, insanların bozayıların yaşadığı ormanlara giderek daha fazla girmesi ve daha yoğun kullanmasıdır. Dolayısıyla yaşanan insan bozayı çatışmasının çözümü bilimsellik dışı söylemler ve sorumsuzca korkutma taktiklerine dayalı " boz ayıları avlamaya açalım " gibi sözde çözümler önermekte değil bozayıların insan kaynaklarına ihtiyaç duymadan yaşamlarını sürdürebilecekleri doğal ortamların bu canlılara sağlanması için yapılacak yoğun çalışmalardan geçmektedir.

Bugüne kadar uydu vericileri ile takip ettiğiniz 40 bozayıdan elde ettiğimiz veriler bizlere gösteriyor ki bozayılar insan hayvan etkileşiminin en az olduğu yaşam biçimini tercih ediyor. Öyle ki Sarıkamış Şavşat arasında gidiş dönüş 216 kilometre göç ederek literatüre geçen göçmen bozayıların insanlardan uzak olabilmek için açık alanlardan geceleri, sık ormanlık alanlardan ise gündüz vakitlerinde geçtiğini tespit ettik. Bu verilerimiz açık bir şekilde insan ayın çatışmasının bu canlıların doğal yaşam alanlarının arttırılması ile engellenebileceğini göstermektedir.

Tüm bu bilgiler ışığında bozayıların insan avlama ile ilgili herhangi bir içgüdüsel davranış göstermediğini biliyoruz. Basına yansıyan çeşitli haberlerdeki olayların temelinde genellikle yavrularını ve yaşam alanlarını koruma içgüdüsüyle ya da kısa mesafede aniden karşına bir insan çıkmasıyla karşısındakini tehdit olarak algılayan bazı bozayılar yatıyor. Bu tür durumlarda herhangi bir canlıya karşı gösterdiği tepkiyi insana da göstermesi bozayıların daha saldırgan olduğuna dair yanlış bir algı oluşmasına yol açıyor. Örnek olarak sokakta annesi ile yürüyen küçük bir çocuğa herhangi bir tehdit olduğunu hissettiğinde, annesinin verdiği tepki gösterebiliriz.

Untmamalıyız ki Türkiye'de her yıl binlerce insana köpek saldırırken boz ayının saldırdığı insan sayısı bunun yüzde biri bile değildir.

Bunun yanında Kuzey Doğa Derneği olarak 2006 yılından beri her dört yılda bir Kars'ta en yüksek bozayı yoğunluğuna sahip Sarıkamış ilçesi ve köylerinde bine yakın kişi ile yaptığımız sistematik anketlerde, bölgede insan yırtıcı çatışmasının artmadığını hatta "yaban hayatı size zarar veriyor mu?" sorusuna "evet" diyenlerin azaldığını gösteriyor. TÜBİTAK tarafından yayınlanan hakemli ve endeksli bilimsel dergi Turkish Journal of Zoology 'deki bu makalemizi burada okuyabilirsiniz.

https://journals.tubitak.gov.tr/zoology/abstract.htm?id=19554

İnsan-hayvan çatışmasının en aza indirilmesi için en önemli adım, karşılıklı olarak yaşam alanlarının belirlenmesi ve korunması olacaktır. Bu türden haberlerin daha az karşımıza çıkması ve yaşadığımız ekosistemin varlığının dengeli ve sağlıklı olarak sürdürülebilmesinin tek yolu, insanoğlu olarak bizlerin bu dengeyi ayakta tutabilmesiyle olacaktır.

Kaynak :
Kuzey Doğa Derneği facebook sayfası
https://www.facebook.com/kuzeydoga/

ÜM

 

Okunma sayısı.: 693


Diğer Haberler
Yaralı geyik için seferberlik TramemHaber 22.09.2020 22:36
Kuzey Kutbunda Nesli Tükenmiş Mağara Ayısı Bulundu TramemHaber 14.09.2020 12:06
Orka Tahlequah yeniden anne TramemHaber 10.09.2020 17:23
Avcılık tamamen yasaklansın TramemHaber 10.09.2020 14:01
Yaban hayvanlarının nüfusu yüzde 68 azaldı TramemHaber 10.09.2020 14:00
Örümcek ağları ve biyoçeşitlilik TramemHaber 10.09.2020 11:22
Paris Anlaşması Taahhütleri unutulmamalı TramemHaber 09.09.2020 19:08
Orman yangınlarının yüzde 75'i insan eliyle çıkarılıyor TramemHaber 09.09.2020 19:03
Anadolu'nun sırtlanları Atlas'ta TramemHaber 05.08.2020 12:17
Çevre, Doğa, Hayvan Koruma Şube Müdürlüğü TramemHaber 22.07.2020 16:35
Küresel ısınma da kritik eşiğe yaklaşıldı TramemHaber 22.07.2020 16:31
Botswana’da fil ölümleri artıyor TramemHaber 22.07.2020 16:26
İtalya'da kaçış ustası ayı TramemHaber 22.07.2020 16:24
Kutup Ayılarının Nesli 80 Yıl İçinde Tükenebilir TramemHaber 22.07.2020 16:24
Balina kurtarılmaya çalışılıyor TramemHaber 22.07.2020 16:20
Greta Thunberg: AB İklim Krizinde başarısız TramemHaber 22.07.2020 16:12
Botswana’da yüzlerce fil cansız bulundu TramemHaber 22.07.2020 16:06
Tramem Magma da TramemHaber 16.07.2020 11:17
Avını yiyen vaşak görüntülendi TramemHaber 10.07.2020 14:32
Yaban hayvanları av hedefi değildir ! TramemHaber 29.05.2020 05:36