Haberler
Bozayılar sağlıklı yaşam alanlarının göstergesi Türkiye'nin Anonim Memelileri
Bozayılar sağlıklı yaşam alanlarının göstergesi 28.11.2018 14:10

Bozayılar (Ursus arctos) beslenme alışkanlıkları ve yaşam biçimleri ile içinde bulunduğu yaşam alanlarının sağlıklı olduğunun göstergesi. Bu nadir türün korunması insanın da dahil olduğu tüm canlılar için büyük değer taşıyor. Bu nedenle ayılar Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa Yaban Hayatı ve Doğal Yaşam Ortamlarını Koruma (Bern) Sözleşmesi’ne göre kesin koruma altında. Ayıların yaşam alanlarında zaman zaman karşılaşılan ayı insan çatışmasını ise ayıları öldürmeden ortadan kaldırmak için pek çok yenilikçi yöntem bulunuyor.

Büyük memeliler konusunda çalışan Dr. Yasin İlemin’in konu hakkında yaptığı açıklamaya göre “Bütün yırtıcı türleri gibi bozayıların bir alanda bulunması o alanın ekolojik olarak doğal yapısını koruduğunu göstermektedir. Çünkü bozayı gibi yırtıcı hayvanlar doğada avı olan diğer hayvanlar üzerinde bir kontrol mekanizmasıdır. Bozayı, kurt, vaşak ve karakulak gibi türlerin yok olması ekosistemde otçul türlerin ve yaban domuzlarının aşırı artacağı anlamına gelmektedir ve biz bugün bunu Ege ve Akdeniz bölgesinde özellikle Muğla’da acı bir şekilde görüyoruz.” Dr.Yasin İlemin’e göre bozayılarınTürkiye’deki nüfusu en çok 4000 bireyden oluşuyor.

Doğa Derneği Koruma Programı Koordinatörü Itri Levent Erkol ise konu hakkında şunları ifade etti: “Sıkça gündeme gelen bozayı insan çatışması başta insan kaynaklı sorunlar nedeniyle ortaya çıkıyor. Bozayılar bugün diğer türleride tehdit eden plansız yapılaşma, yol ve baraj inşaatları gibi sebeplerle yaşam alanları ve beslenme kaynaklarını kaybetmekte.Ayılarla insanlar arasındaki çatışma, bozayıların doğal yaşam alanlarının insan faaliyetleri sonucunda parçalanması ve bu nedenle ayıların insanların olduğu bölgelere giderek daha fazla yönelmesinin bir yansıması. Bu nedenle, bu çatışmanın çözülmesi için ayıların öldürülmesi değil, insanın ayılar ve tüm canlılarla uyum içinde yaşayabileceği çözümlerin üretilmesi gerekiyor. Doğa Derneği, önceki yıllarda WSPA (Dünya Hayvanları Koruma Derneği) ile birlikte yürüttüğü çalışmalarda ayı ve insan çatışmasını ortadan kaldırmak için örnek çalışmalar uygulamıştı.”

Bozayılar Türkiye’nin taraf olduğu iki uluslararası anlaşmaya göre de kesin olarak korunması gereken türler arasında yer alıyor. Bu anlaşmalardan biri Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi, kısa adıyla Bern Sözleşmesi. Bakanlık kararı ile vurulmak istenen boz ayılar, Bern Sözleşmesi Ek II listesi içerisinde yani “kesin koruma altında olan fauna türleri” arasında “ayıgiller” sınıfında yer alıyor. Konuyla ilgili diğer bir anlaşma ise Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme, kısaca CITES. Bu sözleşme de ayıları mutlak korunması gereken ve ticareti yapılamayacak türler arasına dahil ediyor.

Bozayı, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’na göre “av hayvanları” arasında değil, “yaban hayvanları” arasında yer alıyor ve bu nedenle avlanması yasak. “Yaban Hayvanlarının ve Yaşam Alanlarının Korunması, Zararlılarıyla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” ise yaban hayvanlarından zararlı olanlarla mücadele olanağı tanımakla birlikte ve bunun ancak ulusal ve uluslararası mevzuat kapsamında çıkarılacak usul ve esaslar çerçevesinde yapılabileceğini ifade ediyor.

Konu hakkında açıklama yapan Doğa Derneği Koruma Programı Koordinatörü Itri Levent Erkol sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’de doğanın bütünü ve özellikle de bozayı gibi büyük canlılar zaten büyük tehdit altında. Yeşil Yol, diğer yol inşaatları,HES’ler, barajlar, madenler ve sayısız başka proje ayıların ve diğer canlıların yaşam alanlarını böldü, parçaladı, daralttı. Doğa Derneği, 2006 – 2010 yılları arasında bozayılar üzerine gerçekleştirdiği çalışmalar sonucunda ayıların yaşam alanlarının kaybı nedeniyle ciddi tehditlerle karşı karşıya olduğunu ortaya koymuştu. Kısacası ayılar bize değil, biz onlara zarar veriyoruz. Yaşanan ayı insan çatışmasını çözmek ise ayıları öldürmeden mümkün. Doğa Derneği yine önceki yıllarda bu konuda pek çok somut uygulama gerçekleştirdi ve Karadeniz Bölgesi’nde başarılı örnekler oluşturdu. Örneğin, arıcılık yapanların kovanlarını korumak için Rize İkizdere ve Artvin Yusufeli’de arı platformları yapıldı. Arı kovanları, dayanıklı malzemeden yapılan ve yerden üç metre yükseklikte olan bu platformların üzerine yerleştirildi. Bugün ayıları öldürmek yerine, tüm dünyada olduğu gibi bu örnek uygulamaların yaygınlaştırılması ve daha da geliştirilmesi gerekiyor” dedi.

Kaynak:
Doğa Derneği internet sitesi
www.dogadernegi.org/bozayi/

ÜM

 

Okunma sayısı.: 382


Diğer Haberler
TÜDAV’dan ‘Dünya Çevre Günü’ çağrısı TramemHaber 25.05.2020 15:58
Ceylanlar için yeni populasyon TramemHaber 25.05.2020 15:55
Yarasaları suçlu ilan etmek çözüm değil TramemHaber 25.05.2020 15:53
Koronavirüs maymunlar için de tehdit TramemHaber 25.05.2020 15:51
Muğla da ilk vaşak ölü bulundu TramemHaber 25.05.2020 15:50
Tunceli Ovacık’ta iki porsuk görüntülendi TramemHaber 25.05.2020 15:48
Boşalan köyde vaşak görüntülendi TramemHaber 25.05.2020 15:46
Bodrum Bitez de pars heyecanı... TramemHaber 25.05.2020 15:44
Tilki yavrusu zannettiler... TramemHaber 24.05.2020 16:12
Köpeklere parçalatıp tüfekle öldürdüler TramemHaber 24.05.2020 15:29
Kurtların genetik kimliği tehdit altında TramemHaber 23.05.2020 17:26
Yeni koruma alanları ilan edildi TramemHaber 23.05.2020 17:24
Tramem Canlı Buluşma gerçekleşti TramemHaber 18.05.2020 22:47
Tramem Canlı Buluşma TramemHaber 16.05.2020 12:26
İklim değişikliği hayvanların boyutunu değiştiriyor TramemHaber 16.05.2020 12:15
Kurtların insanlarla dansı TramemHaber 14.05.2020 21:32
Donmuş topraklar daha hızlı çözülüyor TramemHaber 12.05.2020 10:00
Yalancı Katil Balinalar Kuzey Ege de TramemHaber 11.05.2020 00:37
Covid 19 Sonrası Yaban Hayat TramemHaber 11.05.2020 00:34
Akdeniz hassas tür rehberi yayımlandı TramemHaber 10.05.2020 22:25