261 / Karaca / Roe Deer / Capreolus capreolus Türkiye'nin Anonim Memelileri
Geyikler / Karaca / Roe Deer / Capreolus capreolus 
 


Yükleniyor.
Yaşam Alanları
Yaşam Alanları
Biyolojik Bilgiler
 
95-140 cm18-35 kg  

Ortalama Yaşam Süresi8-14 yıl
Hamilelik Süresi290 gün
Doğumda ki Yavru Sayısı1-3 adet

Editör bilgileri
Memeli Türü Karaca
Tür Yetkilisiakkayalcem
Tür Hakkında ilk derleme04.06.2009 00:58
En son güncellemeyi yapanakkayalcem
Son güncelleme07.06.2020 11:37
Güncellenme sayısı40

En İyiler
Karaca
Fotograf Türü Aksiyon
19.09.2011 21:22

Karaca
Fotograf Türü Av
03.11.2009 12:39

Karaca
Fotograf Türü Sanatsal
02.07.2013 19:35

Karaca
Fotograf Türü Beslenme
28.11.2017 10:26

Karaca
Fotograf Türü Sabit
05.12.2018 09:23


Video

 
Tanımı
Ülkemizdeki en küçük geyik türüdür. Bacakları uzun; gözleri büyük; üst gözkapaklarında uzun kirpikler vardır. Yalnız erkeklerde kısa çatallı ve üstü çok pürüzlü boynuzları vardır. Kulakları oldukça büyük, öne dönük ve yukarı kalkıktır. Renkleri yazın kırmızı-kahverengi, kışınsa gri, boz-kahverengidir. Kuyruklarının bağlandığı kısmın civarında “ayna” denilen oldukça geniş beyaz bir benek vardır.

Habitatı
Herbivor bir tür olan karacalar, tarlalardan ormanlara birçok farklı habitatta yaşayabilirler. Karacaların habitat seçiminde belirleyici olan faktörler şöyledir:
*Besin ve örtüye ulaşılabilirlik
*Su
*İklim
*İnsan aktiviteleri
Karacaların en sevdikleri çevreler karışık ağaçlardan oluşup zengin bir alt örtüye sahip, çayır ve otlaklarla çevrili ormanlardır. Bu tercihte hızlı gelişen otlar ile çeşitli ağaç ve çalıların genç sürgünlerinden yararlanmak esastır. Bunun yanında karacalara tıraşlama veya yangınlarla oluşmuş açıklıklar, tarım arazileri ve makiliklerde de rastlanabilmektedir.


Yayılışı ve Yerel Adlar
Karacalar, Asya ve Avrupa'nın birçok yerinde yayılmış olup toplam yayılış alanları yaklaşık 13 milyon km2'dir. C. Anadolu, İngiltere dahil Avrupa'nın tamamı, Kuzeybatı Suriye, Kuzey Irak ve Kuzey İran'da yayılış göstermektedirler. İrlanda ve Kuzey Amerika'ya ise insanlarca Avrupa'dan götürüldükleri bilinmektedir.

Türkiye'de genel olarak Trakya'da Istranca Ormanlarından İstanbul Belgrad Ormanına kadar olan alanda, Tekirdağ, Gelibolu yarımadası, Çanakkale çevresi, Kazdağları, Kocaeli, Adapazarı, Bilecik, Bursa ve Balıkesir ormanlarında, Karadeniz Bölgesinde Düzce, Bolu, Zonguldak, Sinop ve Samsun'dan Rusya sınırına kadar tüm sahil şeridindeki ormanlarda, Gümüşhane, Kars, Ardahan, Göle, Sarıkamış, Erzurum'un Oltu ilçesi, Tokat, Amasya ve Çorum İlleri ormanlarında, İzmir'in Bergama, Soma, Gördes, Demirci, Bayındır, Kemalpaşa ve Ödemiş çevresindeki ormanlarında, Antalya 'nın Manavgat ve Alanya ilçeleri, Osmaniye ve Antakya çevresinde yayılış gösterirler.



Beslenme
Karacaların yayılış alanlarında yaklaşık 1289 bitki türüyle beslendikleri bilinmektedir. Türün beslenmesindeki dağılım şu şekildedir:
*Çok yıllık otsu bitkiler-%52,2
*Ağaç ve çalılar-%24,5
*Bir yıllık otsu bitkiler-%15
*Mantar, eğrelti, liken ve yosunlar-%4,5
Karacaların besinleri arasında meşe, titrek kavak, gürgen, söğüt, ıhlamur, dişbudak, fındık, çam, göknar ve ladin gibi ağaçlar, çeşitli baklagiller, üzüm, erik, böğürtlen gibi meyveler, pancar, buğday ve yoncalar bulunmaktadır.

Karacaların diyetleri çok çeşitli bitki türünü içermesine rağmen beslendikleri bitki türleri bölgesel, mevsimsel ve habitat tiplerine göre farklılıklar gösterir. Örneğin yapraklı ormanlara yerleşen karacaların esas besin kaynaklarını meşe ve gürgen oluşturur. Ancak iğne yapraklı ormanlara yerleşenler daha çok ladin, çam ve göknarların taze sürgün ve filizleriyle, tarımsal alanlarda yerleşenler ise daha çok otsu bitkilerle beslenmektedir. Böylelikle, karacaların diyet seçimindeki farklar, çok değişik habitat tiplerine uyum sağlamalarını kolaylaştırmaktadır.




Biyolojisi
Karaca (Capreolus Capreolus) Çift Toynaklılar takımının Geyikgiller familyasına ait bir türdür. Türkiye'de bulunan üç geyik türünün en küçüğü olup ağırlığı 15-35 kg, boyu ise 90-140 cm aralığındadır. 14 aylıkken erişkinliğe ulaşan karacaların çiftleşme dönemleri temmuz ve ağustos aylarıdır. Hamilelik süreleri 290 gün olup genellikle iki yavru doğururlar. Doğum dönemleri mayıs ve haziran aylarıdır. Yaklaşık 20 cm olan çatallı boynuzları sadece erkeklerde görülür. Erkekler yılda bir kez boynuz atarlar. Yeni çıkan boynuz kadifeye benzer bir dokuyla kaplı olup daha sonra bu doku atılmaktadır.

Karacaları tehdit eden faktörlerin başında ''kaçak avcılık'' ve ''başıboş köpekler'' gelmektedir. Karaca vurmak, kanunlarca yasak olup 5583 TL para cezası olmasına rağmen Türkiye'nin çoğu bölgesinde az veya çok kaçak avcılığa rastlanmaktadır. Kaçak karaca avına rastlandığı anda 156 Jandarma hattına veya DKMP'ye ihbarda bulunulabilmektedir. Çeşitli yollarla ormanları mesken edinip zamanla yabanileşen köpeklerse karacaları yaralayıp öldürebilmektedir. Başıboş köpekler, yalnızca karacaları değil tüm yaban hayatını tehdit etmektedir. Bu iki faktörün yanında ormanlarda yapılan gençleştirme çalışmalarında doğal bitki örtüsünün tahrip edilip tek tip ağaç dikilmesi de karacaların habitat yapısını bozmaktadır.

Göçü
Karacalar, uzun mesafeli büyük göçler yapan hayvanlar değillerdir. Mevsim koşullarına bağlı olarak besin bulunabilirliğine göre kar yağışında daha alçaklara, ova ve tarlalara inip yazın daha yükseklere çıkabilirler.

Popülasyonu
1960'lardan sonra Orta Avrupa'da Karaca sayısı hızlı bir şekilde artarak 15 milyona çıkmıştır. 1980'lerdeki durumları düşünüldüğünde, Capreolus cinsinin toplam yayılış alanı 13 milyon km2'dir. Uygun habitatlarda populasyon yoğunluğu 6-20 birey/100 hektardır. Almanya'da 2 milyon, İsveç'te 1 milyon, İngiltere'de 500 bin, Macaristan'da 300 bin, Litvanya'da 40 bin karacanın yaşadığı bilinmektedir.

Karacaların Türkiye'deki yayılış alanları çeşitli kaynaklarda yer almakta ise de (10 milyon hektar) sayıları ve populasyon yoğunlukları hakkında pek fazla bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak, ülkemizde Başkaya (1998)'ya göre 15 bin, Danilkin (1996)'e göre ise 20 bin karacanın yaşadığı tahmin edilmektedir. Yakın zamanlarda başlayan envanter çalışmalarıyla karaca sayıları yavaş yavaş belirlenmeye başlanmıştır.

Karacalar için 2 üretme istasyonu, 8’i geyik ve 2’si diğer yaban hayvanları ile birlikte olmak üzere, 24 yerde koruma ve üretme alanı ayrılmıştır. Çanakkale ve Hatay illeri ile Batı Karadeniz Bölgesi’nde yer alan geniş ağaçlandırma alanlarında otlatma ve avlanma önlendiği için, buralarda da karacalar gelişme göstermişlerdir.


Davranışları
Karacalar, genellikle gün doğum ve batışlarında aktif olan canlılardır. Bu saatlerde orman içi açıklık, tarla ve çayır gibi alanlarda yayılp beslenmektedirler. Kışın insan faaliyetlerinin azalmasına bağlı olarak yaylım saatleri daha da genişleyebilmektedir.

Erkekler genellikle yalnız yaşamayı tercih ederken dişiler yavrularıyla birlikte yaşarlar. Kışın 4-5 bireylik küçük gruplar da oluşturabilirler.

Üreme dönemleri Temmuz'dan Ağustos sonuna kadar sürer. Bu zaman boyunca erkekler yaşama alanlarını korur ve çok saldırgan davranırlar. Bu dönemdeki davranışları bağırma, sıklıkla daireler çizerek kovalama, boynuzlarının üzerindeki deri tabakayı ağaç kabuklarına aşağı-yukarı sürterek atmaya çalışma ve genç ağaçları özel kokularıyla işaretleme şekillerinde görülmektedir. Bölgelerine başka erkekler girdiği taktirde boynuzlarıyla sert kavgalara tutuşabilirler ve bu sırada biri veya ikisi birden ölebilir.

Dişiler Mayıs ortasından Haziran ortasına kadar genelde ikiz ancak bazen tek veya üçüz doğururlar. Yavrular doğumdan sonraki birkaç saat içinde emmeye başlarlar. Anne beslenemeye gideceğinde yavrusunu otların arasında yalnız bırakır. Kürkleri ilk 6 haftaya kadar beneklidir ve kamufle olmalarına yardımcı olur. Yavrular ikiz ise ayrı ayrı yerlere bırakılırlar. Yavrular 6-8 haftalık olunca anneleriyle gezmeye başlarlar. 3-4 haftalıktan itibaren bitkilerle beslenmeye başlayabilirler ve 3-4 aylık olunca sütten kesilirler, ancak kışa kadar süt emmeye devam ederler. Erkekler ve dişiler 14 aylıkken eşeysel olgunluğa erişirler ve çiftleşirler.

İnsan-karaca ilişkisinde belirleyici taraf çoğunlukla insandır. Karacalar, insanların kendilerine düşmanca davrandıkları yörelerde oldukça ürkek davranıp insanlardan uzak durmaya çalışırlar. Türe sevgiyle yaklaşılan yörelerde ise karacaların köy çevrelerinde gezinip insanlara yakın mesafeden sıklıkla görüldükleri de bilinmektedir. Zaman zaman kavaklık ve bahçelerde beslenebilen karacalar, tarım arazilerine yavrularını da bırakabilmektedirler.

Yabani karaca için kaydedilmiş maksimum yaş 14’dür ancak genelde 8 yaşından önce ölürler. Avlanma; kurt, çakal, tilki gibi yırtıcıların baskısı; yaşam alanlarının tahribi gibi faktörler sayılarını azaltmaktadır





Yerel Adlar
Türkiye'nin çoğu yöresinde ''ceylan'' diye anılmakta olup çoğu türkümüzde de ''Ceylan Gözlüm, sürmelim'' vb. şekilde yer edinmiştir. Ordu-Giresun yöresinde ''elik'' Doğu Anadolu'da yer yer ''keçi'' kızıl geyiğin olmadığı veya tükendiği yörelerdeyse ''geyik'' diye de adlandırılmıştır.

Belli bölgelerde vurulmasının uğursuzluk getireceğine ve vurulduğu anda kıble yönüne düştüğüne inanılması karacaların diğer türlere kıyasla daha özel bir yer edinmelerini sağlamıştır. Osmanlı saray mozaiklerinden Türk mitolojisine, türkülerden halk şiirlerine kadar pek çok alanda ''ceylan, geyik, karaca'' motifine rastlanması ise karacaların Türk kültüründeki yerini oldukça kıymetli kılmaktadır.

Karacaların Türk kültüründeki bazı yansımaları şu şekildedir:

Aşık Veysel:
Sen bir ceylan olsan ben de bir avcı
Avlasam çöllerde saz ile seni..
Bulunmaz dermanı yoktur ilacı
Vursam yaralasam söz ile seni

Karacaoğlan:
İki ceylan götürdüler bahçeye
Girdim o bahçenin gülleri bir hoş
Yağar yağmur serin serin bad eser
Irganan selvinin dalları bir hoş

Aşık Sümmani:
Ceylan gözlerine kurban olduğum
Tanrı selamını almaz mısınız
Mevla sizi süs için mi yarattı
Biz gel demeyince gelmez misiniz

Ahmet Hamdi Tanpınar:
Leylâ.. Elâ gözlü bir çöl ahûsu,
Saçları bahtından daha siyahtır.
Kurmuş diye sevda yolunda pusu,
Döktüğü göz yaşı, çektiği ahdır.
Leylâ.. Elâ gözlü bir çöl ahûsu.

Ses-Ötüşü
Kuş benzeri, düdük gibi ince bir ötüşleri vardır. Özellikle çiftleşme döneminde sese daha da hassastırlar.

Kaynaklar
host.nigde.edu.tr/akaratash/mammalia2000_dosyalar/Capcap.htm
Karacaların (Capreolus capreolus L, 1758) Türkiye'nin Yaban Hayatı Açısından Önemi, İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi


Karaca Fotografları
Karaca
25.11.2009 12:26
Türün 9. fotografı


Karaca
24.06.2013 23:16
Türün 54. fotografı


Karaca
23.06.2013 23:49
Türün 53. fotografı


Karaca
06.02.2012 20:38
Türün 40. fotografı


Karaca
02.12.2013 23:34
Türün 67. fotografı


Karaca
24.01.2012 23:14
Türün 39. fotografı


Karaca
10.01.2013 00:23
Türün 47. fotografı


Karaca
11.12.2012 19:20
Türün 46. fotografı


Karaca
06.12.2009 16:47
Türün 10. fotografı


Karaca
27.08.2013 12:35
Türün 61. fotografı


Karaca
31.12.2013 18:02
Türün 71. fotografı


Karaca
10.07.2013 13:04
Türün 56. fotografı


Karaca
03.02.2015 22:36
Türün 87. fotografı


Karaca
17.02.2015 11:46
Türün 88. fotografı


Karaca
27.05.2014 22:33
Türün 75. fotografı


Tüm Karaca Fotografları