262 / Çengelboynuzlu Dağkeçisi / Chamois / Rupicapra rupicapra Türkiye'nin Anonim Memelileri
Boynuzlular / Çengelboynuzlu Dağkeçisi / Chamois / Rupicapra rupicapra 
 


Yükleniyor.
Yaşam Alanları

Biyolojik Bilgiler
 
100-130 cm35-50 kg  

Ortalama Yaşam Süresi10-15 yıl
Hamilelik Süresi160-170 gün
Doğumda ki Yavru Sayısı1-2 adet

Editör bilgileri
Memeli Türü Çengelboynuzlu Dağkeçisi
Tür Yetkilisiozivol
Tür Hakkında ilk derleme29.05.2009 17:40
En son güncellemeyi yapanTirvana
Son güncelleme10.02.2018 16:26
Güncellenme sayısı14

En İyiler
Çengelboynuzlu Dağkeçisi
Fotograf Türü Sanatsal
31.07.2011 18:23

Çengelboynuzlu Dağkeçisi
Fotograf Türü Beslenme
01.05.2010 12:05

Çengelboynuzlu Dağkeçisi
Fotograf Türü Sabit
17.01.2010 09:17


Video

 
Tanımı
Çengel boynuzlu dağ keçisi (ÇBDK), başta Doğu Karadeniz dağları olmak üzere, Doğu Anadolu’daki dağların birçoğunda yaşayan, alpin ekosistemin vazgeçilmezi ve kayaların usta tırmanıcısı olan büyük otçul bir memelidir. Memeli hayvanlardan çifttırnaklı hayvanlar takımının, gevişgetiren alt takımı, içi boş boynuzlular familyasına ait olup birçok alttüre (11 alttüre) ayrılır. Yurdumuzun özellikle Anadolu alttürüne (asaitica) ev sahipliği yaptığı düşünülmektedir.

Boynuzlar kafatasından dik olarak çıkıp uç kısmına doğru çengel gibi içe büküldüğü için çengel boynuzlu dağ keçisi veya kışın rengi siyaha yakın koyu kahverengi veya gri olduğu için “kara keçi” denir. Rengi yazın ise açık soluk kahverengi veya turuncuya yakın kahverengidir. Sırtında omuz başından kuyruğa kadar siyah bir şerit uzanır. Ağız kenarından göz arkasında kadar yanakta genişçe siyah bir şerit, bant bulunur.

Tür, dünya ölçeğinde tehlike altında olmamasına rağmen, Asya alttürü IUCN tarafından Anadolu Çengel Boynuzlu Dağ keçisi olarak adlandırılmakta ve hakkında tam olarak bilgi olmaması nedeniyle DD (Veri Yetersiz)olarak bildirilmektedir. Ancak Kafkasya alttürüne ait olan popülasyonlar IUCN tarafından tehdide açık olarak nitelendirilmektedir. ÇBDK av turizmi kapsamında avlanmaktadır.

Habitatı
Arazide genellikle alpin çayırlıklara ve buraya yakın olan tehlike anında kaçabilecekleri sarp kayalıklara ihtiyaç duyarlar. Kışın ise karın az toplandığı ve daha ılık olan kuytu yerleri veya sarp sırtları tercih ederler. Karadeniz’de kışın kullanılmayan özellikle Karçal ve Kaçkarlardaki birçok mezra, hayvanların sığınma alanlarıdır. Yaban keçileri gibi yazın alçak rakımlara inmezler, orman üst sınırına yakın kayalıklı ve karlı vadilerde yaşarlar. Çok sıcak havalarda serinlemek ve dinlenmek için kar veya buzulların üstünde yatarlar.



Yayılışı ve Yerel Adlar
Türkiye dağılımı genellikle kuzeydoğuda Ordu Mesudiye ilçesinden Gürcistan sınırına kadar bahsedilse ve kimi kaynaklar Kastamonu’ya kadar uzanıyor olduğunu söylese de son yıllarda daha önceden doğal olarak bulunduğu bazı alanlarda gözlemlenememiştir. Günümüzde, Trabzon, Gümüşhane, Rize, Artvin, Ardahan-Posof, Kars, Erzurum, Bingöl, Erzincan, Tunceli’de halen mevcut olup Bitlis, Van ve Hakkâri arasındaki bazı dağlarda da olduğu söylenmektedir.



Beslenme
Otçul bir hayvandır ve genelde sabahın erken saatleri ile öğleden sonra akşama kadar beslenirler diğer zamanlar dinlenirler. Gündüzcül bir otçuldur ancak otlarken çok seçici bir havyandır. Su ihtiyacını yediği besinlerden karşılar. Kışın ağaç ibreleri, eğreltiler, çalılar ve yosunlar ile, bahar ve yazın ise taze sürgünler ve alpin bitki türleri ile beslendiği bilinmektedir. Dolunay olduğu veya ortamın aydınlık olduğu zamanlarda gece beslenen bireylerde görülmüştür.

Biyolojisi
Bu takıma ait hayvanların tırnaklarının altı kalın deri tabakası ile kaplı olduğu için sarp kayalıklarda rahatça hareket edebilmektedirler. Hem erkek hem de dişilerinde boynuz bulunur. Boynuz uzunluğu ortalama çengele kadar 18-20 cm. tamamı ise 25-30 cm. kadardır. Erkeklerde boynuz daha uzun ve kalındır. Dişi ve erkeği arazide ayırt etmesi oldukça zordur ancak boynuzun dik çıktığı yer ile çengelin ucu arasındaki açı erkeklerin erginlerinde daha dardır ve kafatasını gösterir, ancak dişilerde boynuz uçlarının yaptığı açı daha geniştir ve boynu gösterir.

Arazide sonbaharda en alçak 1800 metrelerde gözlemlenebilen ÇBDK 2000 metrenin üzerinde yaşabilmek için birçok uyum geliştirmiştir. Kalp, tehlike esnasında gerekli olan enerjiyi sağlayabilmek için hızlı atmaya dayanıklı sağlam kalp duvarları ile çevrilidir. 3500 metre yüksekliğe uyum için alyuvar sayısı normalin çok üstündedir. Ayrıca tırnakların uç tarafları buzda hareket edebilmeleri için daha sivridir. Kışın karda enerjilerini verimli kullanmak için birbirlerinin izini takip ederek tek sıra halinde ilerlerler. Bulunduğu yerden 2-3 metre yukarı ve 6-7 metre kadar ileriye atlayabilirler. Çok iyi bir koşucu, tırmanıcı ve gözlemcidirler. Çok iyi koku ve görme duyularına sahiptirler.


Çiftleşme dönemi Kasım – Aralık ayıdır. Daha önceleri ayrı gezen erkek tekeler, bu dönemde kendi haremlerini oluşturmak için birbirleri ile kavga ederler. Grupların büyüklüğü son yıllarda oldukça düşmüştür (5-20). Bu sayı eskiden 100 bireye yaklaşan rakamlar ile ifade edilmektedir. Genelde Mayıs ayında doğum gerçekleşir ve yavru sayısı 1-2’dir. Yavruların hayatta kalma oranı oldukça düşüktür.


Göçü
Göç etmezler ancak çiftleşme zamanında eş bulmak için erkekler oldukça geniş alanları gezip yer değiştirebilirler.

Popülasyonu
Tehditler:
En büyük tehditlerden birisi özellikle Rize-Fındıklı-Ardeşen-Çamlıhemşin, Trabzon, Karçal dağlarının bazı yaylalarında ve Erzurum-İspir, Verçenik dolayları ile Bingöl, Erzincan-Munzur dağları ve Sansa deresi civarında rastlanan kaçak avcılıktır. Birçok parazite bağlı hastalıklara duyarlıdırlar. Ayrıca, kışın çığ altında kalmaktadırlar. Son yıllarda Kaçkar dağlarında hele-ski diye bilenen helikopterden kayakçıların 2500- 3000 metre civarında atlayarak kayak yaptığı turlar başlamıştır. Kayakçıların atlayışı sırasında hayvanlara çok yaklaşılması onları rahatsız etmektedir. Bazen helikopter veya kayakçının kendisi çığ düşmesine sebep olabilmektedir. Araştırılan ancak kesin olarak tespit edilemeyen diğer bir tehdit ise hele-skinin hayvanların düşük yapmalarına sebep olduğudur. Öte yandan bu helikopterler kışın hayvanlara kuru ot atmak için de kullanılmaktadır.

Türkiye’de yapılan çalışmalara göre hayvanların özellikle geçen son 20 yılda yaşadıkları bir çok alandaki popülasyonlarının azaldığı, kimi yerlerde lokal olarak yok olduğu ve özellikle kışın arazide görülen grup büyüklüğünün azaldığı yönünde hem Kaçkarlar da hem de Karçal dağlarında tespitlerimiz ve gözlemlerimiz vardır. Ancak belirgin olarak eskiden birbirine bağlı olan popülasyonlar bir çok yayla ve mezrada yanlış yol yapılmasına, büyük baraj yapımlarına bağlı habitat bozulması ve parçalanması nedeniyle izole olma durumuyla karşı karşıya kalmışlardır.


Davranışları
Kendilerini düşmandan koruyabilecek(boynuz dışında) bir savunmaya sahip olmadıkları için çevrelerinde tırmanabilecekleri sarp kayalıkların olması tek kaçış yollarıdır. Genelde, sürü otlarken en az bir tane gözcü etrafı kontrol eder ve tehlike anında tiz ve keskin bir ıslık çalarak sürüyü uyarır. Ayrıca, benzer habitatlarda yaşayan urkekliğin tehlike anında kaçış ötüşünü, uyarı olarak algılayabilirler ve gözcüler sürüyü uyararak, sürünün kayalıklara doğru kaçmasını sağlarlar. Ancak tehditten kaçış esnasında durup, geriye dönerek 3 veya 5 saniye tehdidin halen geçerli olup olmadığını bakarak kontrol ederler ve bu sırada kaçak avcılara hedef olurlar.

Bu fotoğraftaki ilginç bir ayrıntıyı yakalayan birisi olur mu diye yazmamıştım ancak bu fotoğraftaki erkek ÇBDK idrarını yapıyor. Pyrenica alt türünün de bu şekilde çekilmiş bir kaç fotoğrafını gördüm beklenmedikleri bir anda farkedildiklerini anlayınca sanırım böyle bir tepki veriyorlar.

Yerel Adlar
Kara keçi veya dağ keçisi olarak adlandırılmaktadır. Başka yerel adları varsa onları da ekleyebiliriz.

Yerelde köylüler veya kaçak avcılar tarafından avlanan hayvan sayısı, resmi olarak avlattırılan ÇBDK sayısından daha yüksektir. Ancak özellikle kışın yapılan bu kaçak avcılığı önlemek araziye ulaşımın zorluğu nedeniyle pek mümkün görünmemektedir. ÇBDK'nın yaşadığı alanlarda özellikle kaçak avcılar tespit edilerek ikna edilmeye ve köylülere bu türün ekosistemdeki önemi anlatılarak, kaçak avcılık azaltılmaya çalışılmalıdır.


Ses-Ötüşü
Tiz keskin bir ıslık gibi uyarı sesi vardır (bunu dönüşüm yapabilirsem siteye yükleyeceğim).

Kaynaklar
Yazan: Hüseyin Ambarlı - ODTÜ Biyoloji Bölümü Biyoçeşitlilik ve Koruma Lab. No:105 Ankara

Ambarlı H., Bilgin, C.C. 2008. Çengel Boynuzlu Dağ keçisi, Yeşiliz dergisi: Eylül-Ekim Sayı:11, Sayfa 56-59.

Olvera Lopez, J. R. 2004. Güneydeki ÇDBK'ların yakalanması, sıkılmaları ve taşıma stresi. 154 s.

Turan N., 1984. Türkiye'nin Av ve Yaban Hayvanları, Memeliler.



Çengelboynuzlu Dağkeçisi Fotografları
Çengelboynuzlu Dağkeçisi
19.09.2017 16:46
Türün 9. fotografı


Çengelboynuzlu Dağkeçisi
28.08.2013 12:27
Türün 7. fotografı


Çengelboynuzlu Dağkeçisi
26.07.2012 15:36
Türün 5. fotografı


Çengelboynuzlu Dağkeçisi
25.09.2012 12:46
Türün 6. fotografı


Çengelboynuzlu Dağkeçisi
18.07.2012 17:18
Türün 4. fotografı